Bir Telefonla Değişen Hayat: Oğlumun Kreşte Yaşadığı Şiddetle Yüzleşmek

“Baba, bugün yine ağladım…” Emir’in sesi telefonda titriyordu. O an, içimde bir şeylerin koptuğunu hissettim. Sabah işe gitmek için aceleyle çıktığımda, oğlumun gözlerindeki o gölgeyi fark etmemiştim. Şimdi ise, kreşten gelen bu beklenmedik telefonla, hayatımın en uzun gününe adım atıyordum.

Kreş müdürü, “Mehmet Bey, lütfen bugün biraz erken gelebilir misiniz? Emir’in sizinle konuşması gerekiyor,” dediğinde, kalbim deli gibi atmaya başladı. Zeynep’e haber verdiğimde sesi titredi: “Ne oldu? Bir şey mi yaptı? Yoksa ona mı bir şey yaptılar?”

Kreşe vardığımızda, Emir köşede sessizce oturuyordu. Yanına yaklaştım, gözleri doluydu. “Baba, ben kötü bir şey yapmadım… Ama Ali abi beni yine itti,” dedi. Zeynep hemen yanımıza çömeldi, elleriyle Emir’in yüzünü okşadı: “Kim itti oğlum? Sana ne yaptı?”

Emir’in anlattıkları içimi parçaladı. Kreşteki bakıcı Ali, Emir’e ve birkaç çocuğa sürekli bağırıyor, bazen de onları itiyormuş. Emir’in kolundaki morlukları görünce Zeynep’in gözleri doldu. Müdür ise mahcup bir şekilde başını öne eğdi: “Bunu yeni öğrendik. Diğer veliler de şikayetçi oldu. Gerekeni yapacağız.”

Ama içimdeki öfke dinmiyordu. Nasıl olur da bir yetişkin, savunmasız çocuklara böyle davranırdı? Zeynep’le eve dönerken arabada sessizlik hakimdi. Sonunda Zeynep patladı: “Biz nasıl fark etmedik Mehmet? Her gün gözümüzün önündeydi çocuk… Ben nasıl annesiyim?”

O gece Emir’i uyutmak için yanına uzandım. Küçük elleriyle boynuma sarıldı: “Baba, ben kötü çocuk muyum?” O an gözyaşlarımı tutamadım. “Hayır oğlum, asla… Sen çok iyi bir çocuksun. Sana bunu yapanlar yanlış yaptı.”

Ertesi gün kreşe gitmedik. Zeynep sabaha kadar uyumadı, internetten çocuklarda şiddetin etkilerini araştırdı. Ben ise ne yapacağımı bilemeden odada volta attım. Sabah olduğunda karakola gitmeye karar verdik.

Polis memuru Hasan Bey bizi dikkatle dinledi. “Bakıcı Ali hakkında daha önce de şikayet gelmişti,” dedi. “Ama çoğu aile şikayetçi olmaktan çekiniyor.”

O an anladım ki mesele sadece bizim oğlumuz değildi; başka çocuklar da aynı acıyı yaşıyordu. Diğer velilerle iletişime geçtik. WhatsApp grubunda anneler birbiri ardına yazmaya başladı:

“Benim kızım da geceleri kabus görüyor.”
“Oğlum artık kreşe gitmek istemiyor.”
“Biz de morlukları fark ettik ama utandık sormaya…”

Birlikte dilekçe hazırladık, kreş yönetimine ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurduk. Müdür bize destek oldu ama bakıcı Ali hâlâ görevdeydi. Her gün yeni bir haber beklerken, Zeynep’in kaygısı arttı. Evde sürekli tartışmaya başladık:

“Sen fazla büyütüyorsun,” dedim bir akşam.
“Sen ise küçümsüyorsun! Emir’in psikolojisi bozuldu!” diye bağırdı Zeynep.

Birbirimize sarılıp ağladık o gece. Suçluluk duygusu ikimizi de kemiriyordu. Ben işteyken aklım hep evdeydi; Zeynep ise her kapı çaldığında irkiliyordu.

Bir hafta sonra Milli Eğitim’den müfettişler geldi. Çocuklarla tek tek konuştular. Emir ilk kez konuşmak istemedi; korkuyordu. Zeynep ona sarıldı: “Korkma oğlum, artık kimse sana zarar veremez.”

Müfettişler rapor hazırladı ve Ali’nin işine son verildi. Ama içimizdeki yara hâlâ tazeydi. Emir geceleri hâlâ uyanıyor, rüyasında ağlıyordu.

Bir akşam yemek masasında Emir aniden sordu: “Baba, ben büyüyünce kötü biri olur muyum?”

Zeynep’in eli titredi, ben ise boğazımdaki düğümü yutkunarak açmaya çalıştım: “Hayır oğlum… Senin yaşadıkların seni daha güçlü yapacak.”

Aylar geçti, Emir yeni bir kreşe başladı. İlk gün çok korktu ama zamanla alıştı. Biz ise hâlâ her sabah onu bırakırken endişeyle bakıyoruz arkasından.

Bu süreçte ailemiz de sınandı; annem “Eskiden böyle şeyler olmazdı,” dediğinde öfkelendim: “Anne, eskiden de vardı ama kimse konuşmazdı!”

Komşularımızdan bazıları bizi destekledi; bazıları ise “Çocuğu travmatize ediyorsunuz,” dedi. Ama ben biliyorum ki susmak çözüm değil.

Şimdi geriye dönüp baktığımda kendime soruyorum: Bir baba olarak oğlumu yeterince koruyabildim mi? Yoksa korkularımız yüzünden geç mi kaldık?

Siz olsaydınız ne yapardınız? Çocuğunuzun başına böyle bir şey gelse nasıl davranırdınız? Lütfen düşüncelerinizi paylaşın; belki başka ailelere umut olur…