Eşim Annemin Bebeğimize Yardım Etmesini Yasakladı: Yalnızlığın İçinde Kaybolmak
“Yeter artık, Zeynep! Annene bir daha bu eve gelmesini istemediğimi söyledim!”
Eşim Murat’ın sesi evin duvarlarında yankılandı. O an, elimde ağlayan bebeğimle mutfağın ortasında kalakaldım. Gözlerim doldu, ama ağlamamı göstermemek için başımı eğdim. Annem, kapının hemen dışında, torununu bir kez daha koklamak için can atıyordu. Ama Murat’ın kararı kesindi. “Bu evde benim sözüm geçer,” demişti, defalarca.
Oysa ben, annemin sıcaklığını, desteğini, o güvenli kucağını istiyordum. Bebeğim Defne doğduğundan beri gecelerim uykusuz, gündüzlerim ise sonsuz bir yalnızlıkla geçiyordu. Murat’ın ailesi Ankara’da yaşıyor, işleri çok yoğun olduğu için yardım edemiyorlardı. Ben ise İstanbul’da, bu küçük apartman dairesinde, dört duvar arasında sıkışıp kalmıştım.
Annemle aramızda geçen son konuşmayı hatırlıyorum:
“Zeynep’ciğim, bak kızım, ben sana yardım etmek istiyorum. Senin de dinlenmeye ihtiyacın var.”
“Anne, Murat istemiyor… Lütfen üzülme.”
Annemin gözleri dolmuştu. “Benim torunumun büyüdüğünü göremeyecek miyim?”
O an içimde bir şeyler koptu. Annemi üzmek istemiyordum ama Murat’la kavga etmekten de yorulmuştum. O gün bugündür, annemle sadece telefonda konuşabiliyoruz. Her seferinde sesindeki kırgınlığı hissediyorum.
Murat’ın annesiyle de aramda mesafe var. O da oğlunun kararlarını sorgulamıyor, bana sadece “Sabret kızım, zamanla alışırsın,” diyor. Ama kimse bana nasıl alışacağımı anlatmıyor.
Bazen Defne’yi uyuttuktan sonra mutfağa geçip sessizce ağlıyorum. Yalnızlık öyle ağır ki… Arkadaşlarımın çoğu çalışıyor ya da kendi aileleriyle meşgul. Birkaç kez komşulara gitmeye çalıştım ama herkes kendi derdinde.
Bir gün Murat işten eve geldiğinde ona içimi dökmeye karar verdim:
“Murat, ben çok yoruldum. Annem bana yardım etse olmaz mı? Sadece birkaç günlüğüne…”
Murat gözlerini devirdi. “Zeynep, annenin sürekli burada olmasını istemiyorum. Kendi düzenimiz var artık. Hem bakıcı tutabiliriz.”
“Bakıcı yabancı biri Murat! Ben annemin yanında huzur buluyorum.”
“Senin huzurun benim huzursuzluğuma sebep oluyorsa olmaz!”
O an içimdeki umut kırıntıları da yok oldu. Murat’ın anneme karşı neden bu kadar mesafeli olduğunu hiç anlamadım. Annem bize karışan biri değildi ki… Sadece torununu sevmek, bana destek olmak istiyordu.
Bir gece Defne ateşlendi. Panik içinde ne yapacağımı bilemedim. Murat nöbetteydi; doktor olduğu için bazen geceleri de çalışıyordu. Annemi aradım, ağlayarak:
“Anne ne olur gel…”
Ama annem gelemeyeceğini söyledi. “Kızım, Murat istemiyor ya… Sonra aranız bozulmasın.”
O gece sabaha kadar Defne’nin başında bekledim. Ateşi düşene kadar dua ettim. Sabah Murat geldiğinde gözlerimin altı mosmordu.
“Ne oldu sana?” dedi kayıtsızca.
“Defne hastalandı… Çok korktum.”
“Abartma Zeynep, çocuklar hasta olur.”
İçimdeki öfke ve çaresizlik birbirine karıştı. O an Murat’a bağırmak istedim ama sesim çıkmadı.
Günler geçtikçe yalnızlığım arttı. Sosyal medyada anneleriyle bebek gezilerine çıkan kadınları gördükçe içim burkuldu. Ben ise markete bile tek başıma gidemez olmuştum.
Bir gün annemden bir mesaj geldi: “Kızım, seni çok özledim. Dayanamıyorum artık.”
O mesajı okurken gözyaşlarım süzüldü yanaklarımdan. Annemi kaybetmekten korkuyordum; aramızdaki bağ kopuyordu sanki.
Bir akşam Murat eve geldiğinde ona bir kez daha yalvardım:
“Murat, lütfen… Annem sadece birkaç saatliğine gelsin. Söz veriyorum, sana rahatsızlık vermeyecek.”
Murat bu kez daha sertti:
“Zeynep, bu konuyu kapat! Annene de söyle; bir daha bu meseleyi açarsan sonuçlarına katlanırsın!”
O an içimdeki tüm umutlar söndü. Kendi evimde misafir gibiydim artık.
Birkaç gün sonra Defne’nin ilk dişi çıktı. O anı annemle paylaşmak istedim ama sadece fotoğraf gönderebildim. Annem telefonda ağladı:
“Keşke yanında olabilseydim kızım…”
Bazen düşünüyorum; neden bir kadının annesinin desteğine ihtiyacı olması ayıp sayılıyor? Neden eşlerimiz bizim duygularımızı anlamakta bu kadar zorlanıyor? Türk toplumunda gelin-kaynana çatışması hep konuşulur ama kimse annenin kızına duyduğu özlemi konuşmaz.
Şimdi her gece Defne’yi uyuttuktan sonra pencereden dışarı bakıyorum ve kendime soruyorum: Bu yalnızlığı hak edecek ne yaptım? Bir anne olarak güçlü olmam mı gerekiyor yoksa duygularımı bastırmam mı? Sizce bir kadının annesinin desteğine ihtiyacı olması zayıflık mı? Yoksa en doğal hakkımız mı?