Kendi Yolumu Seçtim: Bir Kadının Hayatındaki Dönüm Noktası
— Neden hâlâ giyinmedin? — diye bağırdım kapının eşiğinden. Sesim titriyordu, öfkemle karışık bir çaresizlik vardı içinde. Annem mutfaktan başını uzattı, babam ise gazetesinin arkasına saklanmıştı. Eşim Baran ise, koltukta yayılmış, gözünü bile kırpmadan televizyona bakıyordu. — Unuttun mu bugün ne gün? — dedim, sesimi yükselterek.
Baran, kumandayı elinde çevirerek, — Yine nereye gitmemiz gerekiyor? — dedi umursamazca. İçimde bir şeyler koptu o an. Yıllardır aynı evde, aynı duvarlar arasında, aynı cümleleri kuruyordum. Sanki ben yokmuşum gibi davranıyorlardı. Sanki sadece onların hayatı önemliymiş gibi.
— Bugün benim için önemli bir gün, Baran. — dedim, gözlerim dolarak. — Bugün iş görüşmem var. Hayatımda ilk defa kendi istediğim bir şey için adım atıyorum.
Baran, gözlerini ekrandan ayırmadan, — Ne iş görüşmesi? Evde çocuk var, yemek var, annemler gelecek. Senin işin gücün yok mu? — dedi. Annem de hemen lafa karıştı: — Kızım, senin yerin evin. Bak, ben yıllarca babanı bekledim, çocuklarımı büyüttüm. İş güç neymiş? Evini bırakıp da ne yapacaksın dışarıda?
O an içimdeki fırtına koptu. Yıllardır sustuğum, yutkunduğum her şey bir anda döküldü dilimden. — Ben de insanım! Ben de bir şeyler başarmak istiyorum! Sadece anne, sadece eş olmak istemiyorum! Kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum! — dedim. Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken, annemin yüzündeki şaşkınlık ve Baran’ın küçümseyen bakışı daha da canımı acıttı.
Baran ayağa kalktı, sesi soğuktu: — Senin bu hallerin bana fazla gelmeye başladı. Herkesin bir görevi var bu evde. Senin görevin de belli. Hayal kurmayı bırak artık.
O an kararımı verdim. O sabah, yıllardır üzerime giydirilen görünmez zincirleri kırmaya karar verdim. Hemen odama gidip en sevdiğim elbisemi giydim. Aynada kendime baktım; gözlerimde korku vardı ama bir o kadar da kararlılık. Çantamı aldım, kapıya yöneldim. Annem arkamdan seslendi: — Nereye gidiyorsun? Baban duymasın, kızım!
Babam ise sessizce başını eğdi. O da biliyordu, bu evde kadınların sesi çıkmazdı. Ama ben artık susmak istemiyordum.
Sokağa çıktığımda, hava serindi ama içimde bir ateş yanıyordu. Otobüse bindim, ellerim titriyordu. Yanımda oturan yaşlı bir kadın bana baktı: — Kızım iyi misin? — dedi. Gülümsedim, — İyiyim, ilk defa kendim için bir şey yapıyorum, biraz heyecanlıyım sadece. — dedim.
İş görüşmesine gittiğimde, içeri adım attığım anı asla unutamam. Karşımda genç bir kadın oturuyordu, adı Elif’ti. Bana gülümsedi: — Hoş geldiniz, özgeçmişinizi inceledik, çok etkilendik. — dedi. O an gözlerim doldu yine. Yıllardır evde geçen zamanın bana hiçbir şey katmadığını düşünüyordum ama Elif bana, — Evde çocuk büyütmek de bir tecrübedir. Kriz yönetimi, sabır, planlama… Bunlar iş hayatında çok önemli. — dedi.
Görüşmeden çıktığımda telefonum çaldı. Annem arıyordu. Açmadım. Sonra Baran mesaj attı: “Eve gel, çocuk ağlıyor.” Bir an duraksadım. Geri dönsem mi? Ama sonra kendi sesimi duydum içimde: “Bugün her şeyi kendim için yapmaya karar verdim.”
O akşam eve döndüğümde evde bir sessizlik vardı. Annem surat asmış, babam televizyona gömülmüş, Baran ise mutfakta çocuğa mama hazırlıyordu. Beni görünce Baran öfkeyle: — Nerede kaldın? — dedi.
— İş görüşmem vardı, biliyorsun. — dedim sakinlikle. — Ve kabul edildim. Yarın başlıyorum.
Baran’ın yüzü kıpkırmızı oldu: — Ben izin vermiyorum! — diye bağırdı. Annem de hemen destek çıktı: — Kızım, aileni düşün biraz! Çocuk ne olacak? Ev ne olacak?
— Ben de bu ailenin bir ferdiyim! Ben de önemliyim! — dedim. — Yıllardır herkesin mutluluğu için yaşadım. Bir gün de kendim için yaşayacağım.
O gece kimse benimle konuşmadı. Yatağa uzandığımda gözyaşlarım yastığa aktı. Ama içimde bir huzur vardı. İlk defa kendi yolumu seçmiştim.
Ertesi sabah işe giderken küçük kızım Duru yanıma geldi. — Anne, sen işe mi gidiyorsun? — dedi. Gözlerinde korku ve merak vardı. Eğildim, onu kucağıma aldım: — Evet kızım, işe gidiyorum. Çünkü senin de bir gün kendi yolunu seçmeni istiyorum. Kimseye boyun eğmeden, kendi hayatını kurmanı istiyorum.
Duru bana sarıldı: — Ben de büyüyünce senin gibi olacağım, anne! — dedi.
O an anladım ki, bazen bir kadının kendi yolunu seçmesi sadece kendisi için değil, gelecek nesiller için de bir umut olabiliyor.
Şimdi size soruyorum: Siz hiç kendi sesinizi bulmak için her şeyi göze aldınız mı? Ailenizle karşı karşıya gelmek pahasına da olsa, hayallerinizin peşinden gittiniz mi?