Cömertliğin Bedeli: “Ailem İçin Her Şeyi Yaptım, Yine de Kötü Olan Ben Oldum”
“Yeter artık anne! Ben de insanım, ben de yoruluyorum!” diye bağırdığımda, annemin gözlerindeki şaşkınlık ve öfke birbirine karıştı. O an, mutfakta ellerim titreyerek tuttuğum çay bardağı neredeyse yere düşecekti. Kardeşim Cemre ise koltukta sessizce telefonuna bakıyordu, sanki bu evde yaşanan hiçbir şey onu ilgilendirmiyormuş gibi. Babamı yıllar önce kaybettik; o günden beri bu evin direği ben oldum. Ama kimse bana bir gün bile “Sen nasılsın?” diye sormadı.
Benim adım Elif. Otuz iki yaşındayım, İstanbul’da bir tekstil firmasında muhasebeci olarak çalışıyorum. Babam vefat ettiğinde üniversitenin son sınıfındaydım. Annem, iki küçük kardeşim ve ben; birdenbire hayatın acımasız gerçekleriyle baş başa kaldık. Annem ev hanımıydı, hiçbir geliri yoktu. O günden sonra, okulu bitirir bitirmez iş bulup eve para getirmeye başladım. İlk maaşımı aldığımda annemin gözleri dolmuştu; “Sen olmasan ne yapardık?” demişti. O an kendimi kahraman gibi hissetmiştim.
Ama yıllar geçti, yüküm hafifleyeceğine daha da ağırlaştı. Kardeşim Cemre üniversiteyi kazandı, ona harçlık gönderdim; küçük kardeşim Mert’in dershanesini ben ödedim. Annem hastalandı, ilaçlarını ben aldım. Evdeki faturalar, mutfak masrafları, bayram harçlıkları… Her şey benim omuzlarımdaydı. Bazen işten eve dönerken yorgunluktan gözlerim kapanıyordu ama eve girdiğimde kimse bana “Kolay gelsin” demiyordu.
Bir gün iş yerinde kriz çıktı; firma küçülmeye gitti ve beni işten çıkardılar. Eve döndüğümde anneme anlatmaya çekindim. “Anne, işten çıkarıldım,” dedim sessizce. Annem önce sustu, sonra yüzüme baktı: “Peki şimdi ne yapacağız Elif? Ev kirası ne olacak?” dedi. O an içimde bir şeyler kırıldı. Benim kaygımı, korkumu hiç düşünmeden sadece kendi endişesini dile getirmişti.
Kardeşim Cemre ise odasından çıkıp şöyle dedi: “Abla, benim kredi kartı borcum var, onu da ödeyemeyecek miyiz şimdi?” Mert ise sanki hiçbir şey olmamış gibi bilgisayarında oyun oynamaya devam etti. O an anladım ki; ben bu evde sadece bir cüzdanım, bir insan değilim.
İş aramaya başladım ama ekonomik kriz her yerdeydi. Birkaç ay boyunca iş bulamadım. Evdeki huzursuzluk arttı; annem sürekli surat asıyor, Cemre bana laf sokuyordu: “Senin yüzünden bu evde huzur kalmadı.” Bir gece mutfakta ağlarken annem içeri girdi: “Elif, sen böyle olacaksan git kendi başına yaşa. Biz de başımızın çaresine bakarız.” dedi. O sözler içime hançer gibi saplandı.
Bir hafta sonra eski bir arkadaşım aradı; Anadolu Yakası’nda küçük bir şirkette iş bulduğumu söyledi. Maaşı azdı ama başka çarem yoktu. İşe başladım, yine eve para göndermeye devam ettim ama içimdeki kırgınlık geçmedi. Bir gün Cemre’nin sosyal medyada yeni aldığı telefonla fotoğraf paylaştığını gördüm. Ona mesaj attım: “O telefonu nasıl aldın?” diye sordum. “Krediyle aldım abla, sen zaten bize bakmıyorsun artık,” diye cevap verdi.
O gece annemle tartıştık. “Anne, ben bu evin yükünü taşımaktan yoruldum,” dedim. Annem ise bana öyle bir baktı ki sanki yıllardır yaptığım hiçbir şeyin değeri yokmuş gibi: “Senin yüzünden kardeşlerin mutsuz oldu Elif. Hepimizi geriyorsun.” dedi.
Bir sabah işe gitmek için hazırlanırken aynada kendime baktım; gözlerimin altı morarmıştı, saçlarım dökülüyordu. O an karar verdim: Artık kendi hayatımı yaşayacaktım. Birkaç gün sonra anneme ve kardeşlerime bir mektup bıraktım: “Yıllardır sizin için yaşadım ama artık kendi hayatımı kurmak istiyorum. Size elimden geldiğince destek olmaya devam edeceğim ama bundan sonra önceliğim kendim olacağım.”
O günden sonra evden ayrıldım, küçük bir oda kiraladım. İlk başlarda çok zorlandım; yalnızlık canımı yaktı ama zamanla kendimi bulmaya başladım. Annem ve kardeşlerim bana küstü; bayramda bile aramadılar. Ama ben ilk defa kendim için nefes aldığımı hissettim.
Bazen geceleri uykum kaçıyor; “Acaba bencil mi oldum?” diye düşünüyorum. Ama sonra aynaya bakıp kendime soruyorum: “Bir insan ne kadar fedakarlık yaparsa yapsın, neden hep suçlanan olur?” Sizce de aile olmak sadece birinin sırtına yük bindirmek mi? Yoksa herkesin birbirine destek olması gerekmez mi?