Kırık Yıldızlar Altında: Bir Akşamın Hesabı
— Yeter artık, Murat! Bir kere de dürüst ol! — Elif’in sesi, restoranın loş ışıkları altında yankılandı. Masadaki çatal-bıçak sesleri bir anda kesildi, herkesin gözü üzerimizdeydi. O an, içimdeki bütün sırların ağırlığıyla nefes almakta zorlandım. Ellerim titriyordu; avuçlarımda ter birikti.
O akşam, Kadıköy’deki o eski balıkçıda, evliliğimizin onuncu yılını kutlamak için buluşmuştuk. Ama kutlama havası çoktan dağılmıştı. Elif’in gözlerinde öfke ve hayal kırıklığı vardı. Ben ise yıllardır sakladığım bir sırrın pençesinde kıvranıyordum.
— Elif, lütfen… Burada konuşmayalım, eve gidelim, olur mu? — dedim kısık sesle.
— Hayır! Hep kaçıyorsun! Annem haklıymış, seninle evlenmemeliydim! — dedi ve sandalyesini geri itti.
O an içimde bir şeyler koptu. Annemin sesi kulaklarımda çınladı: “Oğlum, yalanla kurulan yuva sağlam olmaz.” Ama ben Elif’i çok sevmiştim. Onunla evlenmek için ailemin tüm itirazlarına rağmen her şeyi göze almıştım. Şimdi ise, geçmişte yaptığım bir hata yüzünden her şey elimden kayıp gidiyordu.
Restorandan çıktık. Soğuk hava yüzüme çarptı. Elif hızlı adımlarla önden yürüdü. Onu yakalamak için koştum.
— Elif, dur! Lütfen…
— Ne anlatacaksan şimdi anlat! — dedi gözyaşları içinde.
Bir an sustum. Dilim damağıma yapıştı. Oysa yıllardır bu anı bekliyordum; içimi kemiren suçluluğu anlatmak için cesaret toplamıştım. Ama kelimeler boğazımda düğümlendi.
— Ben… Ben sana yalan söyledim, Elif. O gece… O gece iş gezisindeyken yalnız değildim.
Elif’in gözleri büyüdü. Dudakları titredi.
— Kiminleydin? — diye sordu fısıltıyla.
Başımı öne eğdim. — Esra’yla…
O an Elif’in gözlerinde sadece öfke değil, tarifsiz bir acı gördüm. Sanki bütün dünyası yıkılmıştı. Ellerini yüzüne kapattı, hıçkırıklarla ağlamaya başladı.
— Neden? Neden bana bunu yaptın? — diye bağırdı.
— Bilmiyorum… O zamanlar çok yalnızdım, işte sorunlar vardı… Ama hiçbir şey bunu haklı çıkarmaz. Sana söylemek istedim ama korktum. Seni kaybetmekten korktum.
Elif yere çömeldi, kaldırım taşlarının üzerinde dizlerini karnına çekti. Yanına oturdum. İnsanlar yanımızdan geçerken bakıyorlardı ama umurumda değildi. O an sadece Elif’in acısını hissediyordum.
— Annem hep bana “Murat sana güvenemez” derdi. Haklıymış…
— Hayır, Elif! Ben seni hiç aldatmak istemedim. Sadece… Sadece zayıf bir anıma denk geldi. Ama o günden beri her gün pişmanım.
Elif başını kaldırdı. Gözleri kan çanağı gibiydi.
— Peki ya Esra? Hâlâ görüşüyor musunuz?
— Hayır! O gece bitti her şey. Bir daha asla görüşmedik.
Elif derin bir nefes aldı ve ayağa kalktı.
— Eve gitmek istemiyorum. Anneme gideceğim bu gece.
O an içimde tarifsiz bir boşluk oluştu. Onu kaybetmekten korkuyordum ama ona gerçeği söylemeden de yaşayamıyordum artık.
Eve yalnız döndüm. Annem salonda oturuyordu. Beni görünce yüzü asıldı.
— Ne oldu oğlum? Elif nerede?
Başımı eğdim.
— Anne… Her şey mahvoldu galiba.
Annem yanımda oturdu, elimi tuttu.
— Sana yıllar önce söyledim Murat. Yalanla kurulan yuva sağlam olmaz dedim. Ama sen dinlemedin beni.
Gözlerim doldu.
— Anne, ben Elif’i çok seviyorum. Onsuz yaşayamam.
Annem derin bir iç çekti.
— Sevgi bazen yetmez oğlum. Güven olmadan hiçbir şey olmaz.
O gece sabaha kadar uyuyamadım. Elif’in bana dönüp dönmeyeceğini düşündüm durdum. Sabah olduğunda telefonuma bir mesaj geldi: “Bir süre ayrı kalmak istiyorum.”
Dünyam başıma yıkıldı. İşe gitmek için hazırlandım ama hiçbir şeye konsantre olamıyordum. Ofiste herkesin bana acıyarak baktığını hissediyordum. Patronum Cengiz Bey yanıma geldi.
— Murat, iyi misin oğlum? Yüzün solmuş.
Başımı salladım.
— Biraz ailevi sorunlar var Cengiz Bey…
Cengiz Bey omzuma dokundu.
— Bak oğlum, hayat kısa. Sevdiğin insanı kaybetmek istemiyorsan savaşacaksın. Hatalarını kabul et ama pes etme.
O gün iş çıkışı Elif’in annesinin evine gittim. Kapıyı Elif’in annesi açtı; yüzünde soğuk bir ifade vardı.
— Ne işin var burada Murat?
— Elif’le konuşmam lazım teyze… Lütfen izin verin.
İçeri girdim; Elif salonda oturuyordu, gözleri şişmişti.
— Elif… Sana tekrar yalan söylemeyeceğim. Ne istersen yapmaya hazırım. Sadece beni affetmeni istiyorum.
Elif başını çevirdi.
— Affetmek kolay mı sanıyorsun? İçimdeki güveni nasıl geri getireceksin?
Bir süre sessizlik oldu. Sonra Elif’in annesi araya girdi:
— Kızım, bazen insan hata yapar ama önemli olan pişman olmasıdır. Sen kararını ver kızım; ben her zaman yanındayım.
Elif bana döndü:
— Zaman istiyorum Murat… Belki bir gün affederim ama şu an değil.
Başımı salladım; gözlerimden yaşlar süzüldü.
Eve dönerken İstanbul’un ışıkları altında yürüdüm; yıldızlara baktım ve kendi kendime sordum: “Bir insan bir hatayla bütün hayatını mahvedebilir mi? Yoksa yıldızlar bazen yeniden parlayabilir mi? Sizce affetmek mümkün mü?”