İki Ateş Arasında: Annem ve Eşim Arasında Sıkışıp Kaldım

“Elif, bak kızım, ben burada kalamam. Beni istemiyorlar, hissediyorum.” Annemin sesi titriyordu, gözleri dolmuştu. Mutfağın köşesinde, eski bir sandalyede oturuyordu. O an içimde bir şeyler kırıldı. Annem, hayatım boyunca bana kol kanat germiş, her zorlukta yanımda olmuştu. Şimdi ise yaşlı ve hasta; yalnız kalmaktan korkuyor. Ama Murat… O, annemin eve gelmesine kesinlikle karşı.

O sabah yine tartıştık. Murat işten yorgun gelmişti, ben de annemin hastaneden çıkışı için hazırlık yapıyordum. “Elif,” dedi, sesi buz gibiydi, “Anneni buraya getirmek yok. Zaten ev küçük, çocuk var, iş var… Ben daha fazlasını kaldıramam.”

“Peki ya ben?” dedim. “Ben nasıl kaldıracağım? Annemi yalnız mı bırakayım?”

Murat yüzüme bakmadan ceketini çıkardı. “Senin annenin sorumluluğu benim değil. Benim de annem var, babam var. Onlar da yaşlanacak. Herkes kendi ailesine bakar.”

O an içimde bir öfke kabardı ama sustum. Çünkü biliyorum, tartışmanın sonu yok. Kızımız Duru odasında oyuncaklarıyla oynuyordu, sesimizi duymasın diye kendimi zor tuttum.

Annemin hastalığı ani oldu. Geçen ay bir gece yarısı aradı: “Kızım nefes alamıyorum.” Apar topar ambulans çağırdık, hastaneye kaldırdık. KOAH teşhisi koydular. Doktor, “Yalnız kalamaz,” dedi. “Yanında biri olmalı.” Ama annem tek başına yaşıyor; babam yıllar önce vefat etti, abim ise Almanya’da işçi.

İşte şimdi iki ateş arasındayım: Bir yanda annem, bir yanda eşim ve kızım. Herkes benden bir şey bekliyor ama ben ne kendimi ne de onları mutlu edebiliyorum.

O gece annemi hastaneden çıkardık. Eve getirdim, Murat’a haber vermeden. Duru sevinçle koştu: “Anneanne!” Annem gözyaşlarını saklamaya çalıştı. Murat ise eve girer girmez annemi görünce dondu kaldı.

“Ne yapıyorsun Elif?” dedi fısıltıyla ama öfkesini gizleyemedi.

“Başka çarem yoktu,” dedim. “Annem yalnız kalamaz.”

Murat o gece salonda yattı. Sabah kahvaltıda tek kelime etmedi. Annem ise mahcup bir şekilde köşede oturuyordu. Duru ise anneannesinin elini bırakmıyordu.

Günler böyle geçti. Annem her geçen gün biraz daha güçsüzleşti; nefes almakta zorlanıyor, geceleri öksürük krizine giriyordu. Ben hem işe gidiyor hem eve gelip yemek yapıyor hem de anneme bakıyordum. Murat ise iyice içine kapandı; bana dokunmuyor, konuşmuyordu bile.

Bir akşam işten eve döndüğümde Murat’ı annemle tartışırken buldum.

“Meryem Teyze,” diyordu Murat, “Bakın, Elif çok yoruluyor. Sizin için en iyisi bir bakım evi olabilir.”

Annemin gözleri doldu: “Evlatlarım beni istemiyor mu artık?”

O an içimden bir şeyler koptu. “Yeter!” diye bağırdım. “Bu evde kimse kimseyi istemiyor mu artık? Ben ne yapayım? Hem annemi hem sizi nasıl mutlu edeyim?”

Duru ağlamaya başladı. Annem sessizce odasına çekildi. Murat ise kapıyı çarpıp dışarı çıktı.

O gece sabaha kadar ağladım. Kendimi suçladım; belki de Murat’ı dinlemeliydim, belki de annemi başka bir yere yerleştirmeliydim… Ama nasıl? Annemi bırakmaya gönlüm razı olmuyor.

Ertesi gün abimi aradım: “Abi, ben dayanamıyorum artık.”

“Ne oldu Elif?” dedi.

“Annem burada ama Murat istemiyor. Ben de iki arada kaldım.”

Abim derin bir iç çekti: “Keşke gelebilsem… Ama burada da işlerim var, çocuklar var… Sana yük olmak istemem.”

Yük… O kelime beynimde yankılandı. Gerçekten annem bana yük müydü? Ya da ben eşime yük mü olmuştum?

Bir hafta sonra Murat’la konuşmaya karar verdim.

“Murat,” dedim, “Bak ikimiz de çok yorulduk. Ama bu benim annem… Onu bırakmamı bekleme.”

Murat gözlerini kaçırdı: “Elif, ben seni seviyorum ama bu şekilde devam edemem. Ya annen ya ben…”

O an dünya başıma yıkıldı. Nasıl bir seçim bu? Bir yanda beni büyüten kadın, diğer yanda hayatımı paylaştığım adam ve çocuğumun babası…

O gece annemin yanına gittim.

“Anne,” dedim, “Belki de bir süreliğine bakım evine gitmen gerek…”

Annem başını salladı: “Kızım, ben sana yük olmak istemem ama orada da ölürüm ben.”

Sabaha kadar düşündüm. Sonunda kararımı verdim: Annemi bırakmayacaktım. Murat’a söyledim.

“Murat, ben annemi bırakmam. Eğer bu evde huzur bulamıyorsan… Gitmekte özgürsün.”

Murat sessizce eşyalarını topladı ve gitti.

Şimdi evde annem ve Duru ile baş başayız. Zor mu? Evet, çok zor… Ama en azından vicdanım rahat.

Bazen geceleri uykusuz kalıp düşünüyorum: Doğru mu yaptım? Ailemi korumak için kendi ailemi mi dağıttım? Siz olsanız ne yapardınız? Bir kadının omuzlarına bu kadar yük binmeli mi?