Annem Beni 10 Yaşımda Terk Etti, ‘Mükemmel Oğlunu’ Yetiştirmek İçin… Ama Babaannem Ona Hayatının Dersini Verdi
“Seninle artık baş edemiyorum, Zeynep. Sen büyüdün, ben de yeni bir hayata başladım. Burada sana yer yok.” Annemin sesi, mutfakta yankılandı. O an, elimdeki oyuncak bebeğimi sımsıkı tuttum. Kardeşim Emir, annemin kucağında ağlıyordu. Annem, bana bakarken gözlerinde bir yabancılık vardı. Sanki ben onun kızı değilmişim gibi. O gün, annemin bana yük olduğunu düşündüğünü ilk kez açıkça duydum.
Babam yıllar önce evi terk etmişti. Annem, yeni eşiyle birlikte Emir’i doğurduktan sonra her şey değişti. Evdeki her şey Emir’e göre ayarlanıyordu. Benim oyuncaklarım kaldırıldı, odamdaki duvarlar maviye boyandı. Annem, Emir’in üstüne titrerken ben yavaş yavaş görünmez oluyordum. Bir gün, okuldan eve döndüğümde odamda başka bir çocuk vardı. Annem, “Artık Emir’in odası burası,” dedi. Benim eşyalarım bir çöp torbasına tıkılmıştı.
O gece, annemle tartıştık. “Ben senin kızınım! Neden beni istemiyorsun?” diye bağırdım. Annem, yüzüme bile bakmadan, “Sen bana yük oluyorsun, Zeynep. Benim artık başka bir ailem var,” dedi. O an, içimde bir şeyler koptu. Ertesi sabah, annem beni kolumdan tutup babaannemin evine götürdü. “Artık burada kalacaksın,” dedi. Gözlerinde bir damla yaş yoktu. Kapıyı çarpıp gittiğinde, babaannem bana sarıldı. “Korkma yavrum, ben buradayım,” dedi. O an, ilk defa kendimi güvende hissettim.
Babaannemin evi küçüktü ama sıcacıktı. Her sabah bana kahvaltı hazırladı, saçlarımı ördü, okula uğurladı. Ama geceleri, annemi düşünmeden edemiyordum. Neden beni istememişti? Emir benden daha mı değerliydi? Okulda arkadaşlarım anneleriyle pikniğe giderken, ben babaannemle çay içiyordum. İçimde bir boşluk vardı, kimse dolduramıyordu. Bir gün, okulda anneler günü etkinliği oldu. Herkes annesine şiir okudu, ben ise babaanneme sarıldım. O an, gözlerim doldu. Babaannem, “Senin annen ben oldum artık,” dedi.
Aylar geçti, annemden hiç haber gelmedi. Bir gün, mahallede annemi ve Emir’i gördüm. Annem, Emir’in elini tutmuş, ona dondurma alıyordu. Beni görünce başını çevirdi. O an, içimdeki öfke büyüdü. Babaanneme, “Neden annem beni istemiyor?” diye sordum. Babaannem, derin bir nefes aldı. “Kızım, bazı insanlar sevgiyi hak etmez. Ama sen çok değerlisin,” dedi. O gece, babaannem dua ederken gözyaşlarını gördüm. Benim için ağlıyordu.
Bir gün, annem kapımızı çaldı. Yüzünde endişeli bir ifade vardı. “Zeynep’i birkaç günlüğüne alabilir miyim?” dedi. Babaannem, gözlerini kısarak, “Sen bu çocuğu terk ettin. Şimdi ne istiyorsun?” diye sordu. Annem, “Emir hasta, hastaneye yatırdık. Yardıma ihtiyacım var,” dedi. Babaannem, “Zeynep senin hizmetçin değil!” diye bağırdı. Annem, çaresizce bana baktı. O an, annemin zayıflığını gördüm. Babaannem, “Sen bu çocuğu bir daha üzemezsin. Zeynep burada kalacak,” dedi. Annem, sessizce kapıyı kapatıp gitti.
Yıllar geçti, ben büyüdüm. Lise mezuniyetimde babaannem yanımdaydı. Annem ise davetimi reddetti. Üniversiteyi kazandığımda, babaannem gözyaşlarıyla bana sarıldı. “Seninle gurur duyuyorum,” dedi. Annem ise Emir’in başarılarıyla övünüyordu. Bir gün, Emir’in başı belaya girdi. Annem, yine bana geldi. “Zeynep, kardeşine yardım et,” dedi. O an, içimdeki yaraların hala kapanmadığını fark ettim. “Ben senin kızın değil miyim?” diye sordum. Annem, başını eğdi. Babaannem, “Senin annen ben oldum, Zeynep. O seni hak etmiyor,” dedi.
Şimdi, kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum. Babaannem yaşlandı, ona ben bakıyorum. Annem ise hala Emir’in peşinde koşuyor. Bazen düşünüyorum, bir anne evladını nasıl terk edebilir? Benim suçum neydi? Babaannem olmasaydı, kim bilir ne halde olurdum? Hayatım boyunca annemin sevgisini aradım, ama bulamadım. Şimdi ise, babaannemin sevgisiyle iyileşiyorum.
Sizce, bir anne evladını gerçekten sevmeyi öğrenebilir mi? Yoksa bazı yaralar asla kapanmaz mı?